.JPG)
EĞİTİMDE BAŞDÖNDÜRÜCÜ DÜŞÜŞ!
CHP Kocaeli İl Başkanı Yalçın Kuşkan Kocaeli'nin eğitim konusuna değindi, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin görevden alınması gerektiğini söyledi.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan 2010/2011 Öğretim Yılı Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) sonuçları ilimiz açısından ne yazık ki önceki yıllardan da beter bir başarısızlık getirdi. MF türünde 81 il arasında 75. sırada yer alan ilimiz, eğitim tarihinin en başarısız sonucu ile karşı karşıyadır. Yaşanan deprem felaketi nedeniyle çok zor koşullar altında tamamlanan 1999 ve sonrası yıllardaki 40’lı sıraları başarısızlıkla değerlendirirken, şimdi o günleri arar olduk!
Seviye Belirleme Sınavı (SBS) başarısızlıklarına eklenen LYS hüsranının nedenlerini, başta eğitimi yönetenler olmak üzere herkes çok iyi irdelemelidir. Ancak, bu konuda da umutlu olamamaktayız. Çünkü her yıl daha geriye düştüğümüz sınav sonuçları üzerine yetkililerin geçmiş yıllarda yaptıkları açıklamaların benzerleri ile karşılaşacağımıza ve soruna ciddi hiç bir çözümün üretilemeyeceğine inanıyoruz. Başarısızlığa çözüm bulmalarını beklediğimiz kişiler, bu sonuçların mimarları olduğu sürece iyimser olmamız mümkün değildir.
Kocaeli’miz için yüz karası olan sonuçları hak etmiyoruz. Sosyo-ekonomik açıdan ülkemizin en gelişmiş kentleri arasında yer alan ilimiz, en çok vergi ödeyen iller arasında gösterilme gurunu, başta eğitim olmak üzere her alanda yaşamak istiyor. Neden yaşayamıyoruz sorusuna verilecek ilk yanıt şudur: AKP’nin Türkiye genelinde uyguladığı eğitim politikalarının yanlışlığının en yoğun yaşandığı kentlerin başında ilimiz gelmektedir. Eğitimde fiziki koşulların gelişmesi başarı için tek ölçüt değildir. Eğitim-öğretim programlarından, eğitim materyallerine; moral motivasyondan, eğitim kadrolarına ve özellikle eğitim yöneticiliğine kadar her alanda yeterlilik gerekir. İlimizde ne yazık ki eğitimde zihniyet sakatlığı vardır. Milli Eğitime siyasilerin ilgisi hep olmuştur. Ancak bizdeki ilgi eğitim kalitesini arttırmaktan ziyade, belli bir ideolojiyi hâkim kılacak, en alt düzeye kadar kadrolaşmaları önemseyen bir ilgi olmuştur. Bu kentte, kendi kızını “günah” gerekçesiyle devletin okullarında zorunlu olan temel eğitime göndermeyen sözde eğitimciler okul müdürü yapılmıştır. Kocaeli Milli Eğitim camiasındaki kadrolaşma çabalarını AKP’nin iktidara geldiği ilk günden itibaren yaşamaktayız. Müdür atamalarının sık sık yargıdan döndüğü usulsüzlükleri yaşayan başka bir kent yoktur.
AKP’nin atadığı kurum müdürlerinin çok büyük bir bölümü eğitim yöneticiliğinden nasibini alamamış kişilerdir. Çağdaş dünyada eğitim yöneticiliğin önemi büyüktür. Eğitimi yönetenlerin her şeyden önce yürekleri insan sevgisi ile dolu, gerekli eğitimi almış liyakat sahibi, kurumlarında adaleti sağlayacak düzeyde hukuk bilgisine hâkim, personeli arasında ayrım yapmayan, sosyalleşmiş kişilerden seçilmeleri gerekirken, başka ölçütler esas alınmakta, “yandaşlık” prim yapmaktadır. Çağdaş, bilimsel, laik eğitime, Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve devrimlerine düşman asosyal yöneticilerle görev yapmak zorunda kalan başta öğretmenler olmak üzere, diğer eğitim çalışanlarının moral durumlarının ve dolayısıyla verimlerinin ne olacağı açıktır.
İktidar partisinin milletvekili adaylarıyla okul okul seçim propaganda çalışmaları yapan ilçe milli eğitim müdürlerinin olduğu bir kentte, aslında 81 il arasındaki 75. sıra da başarı sayılmalıdır!
Cumhuriyet tarihimize en başarısız Milli Eğitim Bakanı olarak geçen Nimet Çubukçu döneminde yaşanan skandalları da anımsayacak olursak eğitimdeki genel çöküşün nedenlerini daha iyi görmüş oluruz. Sadece sınav rezaletlerinin çocuklarımızın ve gençlerimizin psikolojilerini nasıl etkilediğini anlamak için uzman olmaya gerek yok. Yeni milli eğitim bakanı da geçmişi nedeniyle hiç umut vermiyor. Ömer Dinçer’in “intihal” gibi yüz kızartıcı bir suçla profesörlük unvanı elde ettiği ve bu ünvanının elinden alındığı, ancak AKP iktidarınca gizlice iade edildiği bilinen bir gerçektir. Ayrıca, sayın bakanın geçmişte dillendirdiği Cumhuriyet karşıtı söylemlerini de anımsayacak olursak milli eğitimimizin rotasının ne olduğunu açıkça görürüz.
Önümüzdeki yıllarda daha büyük başarısızlıklar yaşamak istemiyorsak yapılması gereken ilk iş İl ve İlçeler Milli Eğitim kadrolarının görevden alınması ve yerlerine işin uzmanlarının getirilmesi olmalıdır. Başarısızlığın sorumluları artık kendilerini haklı çıkarmaya yönelik argümanlar üretmesinler, suçu başkalarına yüklemeye kalkmasınlar. Yetersizliklerini kabul edip çekilsinler ve çocuklarımızın geleceklerini daha fazla karartmasınlar.
Kocaeli kamuoyuna saygıyla sunarız.
.JPG)